Muhammed azak

Muhammed azak
@Seyr_i
Mühendis
Lisans
Tekirdağ
Mazıdağı
1 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Bekleyiş
Kömürle beraber yanmakta olan acılarımız var Öyle kor öyle har nefretimiz , öfkemiz , kavgalarımız var asıl yanması gereken Elimizde umuda dair cümlelerimiz olmalı Oysa elimizde de ağır mı ağır bir kahır var Gözlerimi kapatsam çarpıyor duvarlar Kapatmasam karanlık yarınlar Korkuyorum umut ne zaman aydın olacak Bekliyorum , bekliyoruz …
Reklam
Hıçkırık
Bu nasıl bir utançtır Dünün bugünü perdeli bir pencere O kadar karanlık Herkes yolcu sanki bu şehirde Herkes ölü bu şiirde Yollar beşik , evler beşik , bebekler bekliyor sabahı , beşikler sallanır tanrı elinden Sarhoşlar bile uyanık , ölüm uyanık Yalın bir sessizlik içinde Acıdan acı bir çığlık Çıplak ayaklarda lastik terlikler Ter içinde kalan anne , keskin bir soğuk Bu nasıl bir utançtır Bir taraf yatlı bir taraf yazlık Bir taraf enkaz bir taraf dağlık Bir taraf fesleğenden koku Bir taraf ölümden Bu nasıl bir utançtır Buğulu camlara çizilmiyor kalpler Cam kırık , parmak kırık , can kırık Boğazım düğüm düğüm Mız bir hıçkırık … Bu nasıl bir utançtır Binalar çürük Vicdanlar çürük Çürük siyaset , hepsi çürük …
Bir Sana
Bir sana konuşurdum bir de geceye Gökyüzünde ışık gözlerim zifiri Cümlelere nal çakılmış gibi Asılı kalıyor heceler Karışıyor nefes nefese kalmış bir atın terine … Bir sana konuşurdum bir de geceye Kül saçlı bir kadın , kor bir dilde ağıt yakıyor Dem vuruyor kara gözlerine , bakıyor beçare Akşamı geçmiş saatler demini almış geceye … Bir sana konuşurdum bir de geceye Doğurabilir mi toprak bizden gidenleri açacak mı Akdeniz de defne çiçekleri Oynayacak mı samandağın etekleri … Bir sana konuşurdum bir de geceye Saklanıyor çocuklar , usulca, anaç koyunlarda Bu oyun ki bilmedikleri Keşke bulabilsem ah keşke seni Diri olmasa da tek parça , hiç yoksa ölüleri … Mp
Dramafon
Akşamın yerini çoktan geceye bırakmıştı kendini . Eve doğru temkinli adımlarla ilerliyorum hafif bir soğuk . Sokaklar bomboş o kadar da izbe, sokak lambalarının ışıkları bile ürküyor gibi geceden . Etrafımda bir korku ki ne korku sanki kalabalık içinde bir suçluymuşum gibi . herkes o kadar garip ,yüzleri o kadar karanlık o kadar ürkütücü , sanki tuhaf giyinmişim de herkes ayıplayan gözleriyle gözbebeklerimi beşikte sallıyor gibi ,oysa sokakta kediler bile yok o kadar sade .tıpkı imarı çıkmamış bir yapı , üzerinden zaman ve yılların verdiği kuşkulu yarım kalmış inşaat halinde bina … neyse ki eve yakınım evet evim evim küçük evim . Asude apartmanı . B blok no 20 daire 5 . Vee yedi merdiven çıkıp kapıya vardım . Anahtar ve cüzdanımı sol ön cepte taşıyorum hep yıllardır bu şekilde , sebebine gelirsek hiç unutmam üniversite kaydım için gittiğim şehirde arka cebime koyduğum cüzdanımın ya çalınmış olması ya da düşürmüş olmam rezil bir gündü , ne para ne kimlik hem paramı hem kimliğimi kaybetmiştim aslında daha da aslına bakarsak kimliğim hep kayıptı . o konuya çokta girmeden , asıl konuyu da dağıtmadan cüzdanımı o sebeptendir ki ön cepte taşırım bir daha kaybolmasın diye , onun yanına da anahtarımı yani evimi … insan evini de kaybetmeyi göze alamıyor işte . aslında kira da olsa dünya da bile kiracı değil miyiz zaten . Buldum buldum da anahtarı hangi akla hangi sebepten sağ ön cebime koyduğumu zerre hatırlamamakla beraber anahtarla tek seferde açıyorum evim evim güzel evim , evim evim küçük evim . Bir koku sarıyor etrafımı mis gibi rutubet . evin içinde kovalamış bütün bütün oksijenimi .neyse ki oksijenin hayati tehlikesi yok çoktan evi terk etmiş durumda . İki artı bir in üç etmeyeceği bir evde bir artı bir adam geriye arta kalan yalnızlık . Mutfağa geçip oturuyorum

Muhammed azak

, 1000Kitap'a katıldı.