Akşamın yerini çoktan geceye bırakmıştı kendini . Eve doğru temkinli adımlarla ilerliyorum hafif bir soğuk . Sokaklar bomboş o kadar da izbe, sokak lambalarının ışıkları bile ürküyor gibi geceden . Etrafımda bir korku ki ne korku sanki kalabalık içinde bir suçluymuşum gibi . herkes o kadar garip ,yüzleri o kadar karanlık o kadar ürkütücü , sanki tuhaf giyinmişim de herkes ayıplayan gözleriyle gözbebeklerimi beşikte sallıyor gibi ,oysa sokakta kediler bile yok o kadar sade .tıpkı imarı çıkmamış bir yapı , üzerinden zaman ve yılların verdiği kuşkulu yarım kalmış inşaat halinde bina … neyse ki eve yakınım evet evim evim küçük evim . Asude apartmanı . B blok no 20 daire 5 . Vee yedi merdiven çıkıp kapıya vardım . Anahtar ve cüzdanımı sol ön cepte taşıyorum hep yıllardır bu şekilde , sebebine gelirsek hiç unutmam üniversite kaydım için gittiğim şehirde arka cebime koyduğum cüzdanımın ya çalınmış olması ya da düşürmüş olmam rezil bir gündü , ne para ne kimlik hem paramı hem kimliğimi kaybetmiştim aslında daha da aslına bakarsak kimliğim hep kayıptı . o konuya çokta girmeden , asıl konuyu da dağıtmadan cüzdanımı o sebeptendir ki ön cepte taşırım bir daha kaybolmasın diye , onun yanına da anahtarımı yani evimi … insan evini de kaybetmeyi göze alamıyor işte . aslında kira da olsa dünya da bile kiracı değil miyiz zaten . Buldum buldum da anahtarı hangi akla hangi sebepten sağ ön cebime koyduğumu zerre hatırlamamakla beraber anahtarla tek seferde açıyorum evim evim güzel evim , evim evim küçük evim . Bir koku sarıyor etrafımı mis gibi rutubet . evin içinde kovalamış bütün bütün oksijenimi .neyse ki oksijenin hayati tehlikesi yok çoktan evi terk etmiş durumda . İki artı bir in üç etmeyeceği bir evde bir artı bir adam geriye arta kalan yalnızlık . Mutfağa geçip oturuyorum