Seda Nur, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

"Fakat sen kimsin ki benim için? Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?"

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig (Sayfa 52)Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig (Sayfa 52)
Betül Nasır, bir alıntı ekledi.
 5 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Ey, bekleyiş! Sen ne vakit bitip tükeneceksin?"

Şehir Mektupları, Ahmet Rasim (41. Mektup /Karnaval Mevsimi)Şehir Mektupları, Ahmet Rasim (41. Mektup /Karnaval Mevsimi)
Fırat Özbey, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

O günden hatırımda birkaç şey daha kaldı:
......
annemin tabutu üzerine dökülen kızıl kan renkli toprak, ona karışan köklerin beyaz rengi, yine kalabalık, sesler, köy, bir kahvenin önündeki bekleyiş, motorun bitmek bilmeyen homurtusu ve benim otobüs Cezayir'in ışıkları içine girdiği, yatıp on iki saat uyuyacağımı düşündüğüm zaman duyduğum sevinç...

Yabancı, Albert Camus (Sayfa 18 - Varlık)Yabancı, Albert Camus (Sayfa 18 - Varlık)

Kendimce Satırlarım
Bu mesafemin elbette ki bir anlamı var.
Bu tanımayanlar için dışardan kendini beğenmişlik ve ya ego ve yahut başka bir şey olarak görülüyor olabilir..
Ama ben buna olgunluk diyorum ve bunu seviyorum.
Çünkü gün gelecek insanlar bunu da özleyecekler tıpkı her şeyi çabuk tüketmeleri gibi, o yüzden her şeyin ve herkesin bir zamanı var, zamanınızı bekleyin, beklenti içine girmeden beklemek gibi bir şey bu. Unutulmaması gereken şey ise ''katı'' bir bekleyiş bu.

(Orkun - Kendimce Satırlarım)

Selman Ç., bir alıntı ekledi.
22 May 10:24

Kadınlar
Kadınların kendilerine has dünyaya küsüşleri vardır. Saçları kadar ince matemlerini gözlerinden okursunuz. Omuzlarında yaşamın tüm yükü, geçmiş ve geleceklerinde hep bir bekleyiş vardır. Umut edişleri de, çektikleri acılar da hep kendine hastır. Sırtları dönüktür mesela dünyaya veya bir türlü açılmak bilmeyen koca kapılara. Yüzlerinin en ücra köşelerinde bir rüzgar uğultusu dolanır da uzaklık nedir öğretirler bize.

İnsan Çürümeye Başladığında, Mustafa Becit (Sayfa 16 - Küsurat Yayınları)İnsan Çürümeye Başladığında, Mustafa Becit (Sayfa 16 - Küsurat Yayınları)
Dengbej, bir alıntı ekledi.
 22 May 09:45 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Artık ben gideyim," diyor hâlâ bir düşteymiş gibi.
"Sen bilirsin," diyorum ve ayağa kalkıyorum yavaşça. Benim de artık ne konuşmaya, ne dinlemeye, ne de düşünmeye takatim var. Zaten yorgun olan beynim darmadağın şimdi. Ama ona, o gencecik yüze bakıyorum; zarif, incecik, dikkat çekici bir tebessüm. Güçlü, kendine güvenen, duygulu bir bakış. Bir umut, bekleyiş, gidiş belirtisi, bir arzu ve hasret belirtisi. Ve bakışlarının arkasında çaresiz, ikircimli bir keder.
"Gitme" diyorum.
"Olmaz," diyor gülerek, "gitmeliyim, yorgunum, seni de çok yordum."
"Kastım bu değil, o ülkeye gitme..."
"O ülke... o ülke... kafanı takma," diyor ve otelin geniş kapısına yöneliyor.
"Adresimi, telefon numaramı vereyim sana, belki bir gün lazım olur," diyorum ve dışarıya kadar eşlik ediyorum ona.
"Hayır, teşekkür ederim. Gerek yok, artık hiçbir şeye gerek yok," diyor ve vedalaşıp karın altında ağır ağır yürüyerek gözden kayboluyor.

Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık, Mehmed UzunAşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık, Mehmed Uzun
Salihcan, bir alıntı ekledi.
21 May 14:02 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ne var ki dışarıda rüzgar onunla alay ederken ve içeride karanlık gölgeler yüreğine saldırırken ölmekten çok daha zordu bu ölüm saatini bekleyiş.

Bir Çöküşün Öyküsü, Stefan ZweigBir Çöküşün Öyküsü, Stefan Zweig
causa sui, bir alıntı ekledi.
21 May 00:25

''Bekleyiş sözü, belki de sessiz, ama söylemeyi ve sessizliği birbirinden ayırmayan ve sessizliği daha şimdiden bir söyleme kılan, sessizliğin söylemesini şimdiden sessizlikte söylemiş olan.

Zira ölümcül sessizlik susmaz.''

Felaket Yazısı, Maurice BlanchotFelaket Yazısı, Maurice Blanchot
ilknur, bir alıntı ekledi.
20 May 18:02 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Onu bekliyorum, evet, her gün, her an bekliyorum, ama tuhaf bir bekleyiş bu. Umutlanmadan, hatta sanki hiç önemsemeden bekliyorum. Bir üzüntü hissetmiyorum artık. Bu bekleyişin en önemli yönü, sürekli bir durum olması; düşüncelerimin, hayatımın doğal bir parçası gibi.

Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 244)Kardeşimin Hikayesi, Zülfü Livaneli (Sayfa 244)