İnsan dünyaya geldiği andan itibaren ‘Ben’ demeyi öğrenmiştir,ancak aşk insana ‘Ben değil,Sen’ demeyi öğretir; zira seven hiçbir ruh,kendine varlık rengi vermez.
Fethi Ağabey, “Kalbinizde sebebini hiç bilmediğiniz bir hüzün hissediyorsanız bilin ki o an Allah’a yakınsınız,” derdi. Çünkü Cenab-ı Allah’ın, “Ben mahzun olan kalplerdeyim,” diye bir beyanı var. Dolayısıyla zâhiri bir sebep yokken bir hüzün hissederseniz,o an Allah’a yakınsınız demektir. Hüzün hâli çok beşeri,çok insani ve çok güzeldir; sizi iyi ahlaka yaklaştırır.
Hepimiz aslında bir şeylerin cahiliyiz. Allah’ın ilminden bize ne kadar verilmişse o kadar âlimiz. İlim sahasında sadece Cenab-ı Hakk’ın ilminden bizim payımıza düşenler kadar varız.
Anahtar bir kelime “hürmet”. Varlığı hürmete layık bulmak. Bu bir çocuk da olabilir,bir bitki ya da hayvan da olabilir. Cenab-ı Hakk’ın yarattığı her varlığı hürmete layık bulmak, bizi müslüman kılan önemli hususlardan biri. Dolayısıyla o hürmet de beraberinde muhabbeti getiriyor.