Yeteneksizlikten değil, donammsızlıktan değil, başarı becerilerinde eksiklik olduğundan değil, sırf dürüst oldukları için başarısız olduğunu düşünen insanların bu kadar çok olması beni şaşırtıyor. Çünkü bu çok yaygın bir yanlış algı lama!
Bu tür insanları bazen karşıma alır şöyle derim: "Bakın, iyiliğin yolunu seçtiğiniz için kaybettiğinizi söylüyorsunuz, kötü yola samsaydınız kazananlardan olacağınızı düşünüyorsunuz., Belki de yanılıyorsunuz! Çünkü kötü yolda rekabetin olmadığını sanıyorsunuz. Kötü yolda da rekabet var! Rüşvet verenler ya da "yönetmenin yatağına" razı olanlar arasında da rekabet var! İk tidar partisinin il başkanlığında ihaleyi almak isteyenlerin oluş turduğu kuyruk var. Yönetmenin yatağının önünde de kuyruk var. O yarışı kazanacağınızı nereden biliyorsunuz? Hadi yönet men sizi oynattı, peki seyircinin izlemesini sağlamak için ne yap mayı düşünüyorsunuz?! Kötü yollar da göründüğü kadar kısa değil!"
Başarı hayatından biraz büyük hayalleri olmayı gerektirir. Hayatından büyük bir hayali olan herkes, hayal kırıklıkları, engeller, aşağılanmalar ve alay edilmelerle karşılaşır.
Bazıları, başma gelen kötü şeyden sonra içine kapanır, gi der yorganım başına çeker, uyur. Bazıları kendini yemeğe vurur. Saç modeli beğenilmezse, gider daha fazla yemek yer!
Bazıları söylenmeye vurur kendini. Sürekli başkalarının yaptığı haksızlıkları ve kötülükleri anlatıp kafa ütüler. Bazıları depresifleşir. Bazıları agresifleşir. Bazıları ise herkese acır ve İsa modunda yaşarlar: "Affet onları baba, onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar!"
Bazıları ise mücadele etmeyi ve zorlukları başarı enerjisi ne dönüştürmeyi sever. Nietzsche'nin, "Beni öldürmeyen darbe beni güçlendirir," sözü onların zor zaman sloganı, hayat mottosudur. Başlarına gelen, iyi ve kötü her şey onların başarısının itici gücü, katalizörü olur.