İnsan ne zaman yenilir? Birine yenilince mi, kendine yenilince mi? İnsan, sahiden kandırabilir mi kendini, çevresindeki insanları kandırabildiği gibi? Tükürülen merhamet bir daha alınır mı etten dudaklar arasına? Kocaman adamlar ne zaman ufalanır bir kadının gözleri önünde, tükenince mi, savaşınca mı? Peki ya kadınlar, neden hep gidince açılır ışıklar?
Tüm restoran vagonları, üstümüzden bir melek geçti sözünü doğrular gibi, aynı anda sessizliğe gömüldü. Ama insan sessizliğinin içinde, bardaklar şıngırdıyor, demir raylar boyunca tekerlekler gümbürdüyor, pencereler zangırdıyor ve karanlıkta kıvılcımlar kibrit başları gibi titreşiyordu.
Bir kadının aşkı ile bir erkeğin nefreti arasında tercih söz konusu olduğunda, aklı sadece bir tek duyguya önem verirdi, çünkü aşkı gülme konusu olabilirdi, fakat hiç kimse nefretiyle alay etmemişti.