İnsanoğlu yönelimlerinde giderek görselleşmiş de olsa, koku alma organı çok küçülmüş de olsa, belleği uyandırmak konusunda göz, koku duyusuyla asla rekabet edemez. Kokunun çağrıştırdığı anılar, görsel imgelemin ve sesinkilerden çok daha çabuk ve canlı biçimde ortaya çıkar.
“Tek sorun içimde uyanmak isteyen küçük berrak bir parçanın olması. Bu rüya fazlasıyla uzun sürdü ve ben de bayadır karanlıktayım. Demek istediğim en karanlık gece bile bir yerde sona erer. Öyle değil mi?”