Sonu acayip tuhaf ve yarıda bitti ama devamını merak ediyorum.Şu an tam ne yaşandığını kavramaya çalışıyorum da diyebiliriz.Herneyse yoruma başlayım.Bazı sahnelerin yazımını çok beğendim keşke yazarımız Antik Yunan’da geçen fantastik bir roman yazsa dedim.
Sevdiğim Ve etkilendiğim olaylar (bu bölüm spoiler içerir!)
Selene’nin gücünün gasp edildiği ve Teselya cadıları tarafından alındığı sahne çok şiirsel ve geçmişe ait gibi hissettirdi.Fedarkarlık sahnesi benim için etkileyici ve anlamlıydı.
Kitabın olay örgüsü düşünülmüş ve adım adım bir yapı gibi kurulmuştu.Şaman’ın dedikleri gibi her olay birbirleriyle bağlantılı ve tetikleyiciydi.Karakterlerin duygu gelişimleri ve açılmaları da zamanla gelişmişti ne geç ne erkendi dengesi iyi ayarlanmıştı.
Giriş kitabı olduğundan daha öncesinde yaşanmış olayları, evreni ve karakterler konusunda temeller atılmıştı.
Diyaloglar doğal ve akıcı bir ilerleyiş ile gidiliyordu.Ana karakterlerimizin duyguları da aynı doğallığı ve duyguları taşıyor gibiydi.Ana karakterlerimizde beğendiklerimden biri yanlışlarının ve duygularının gösterilmesiydi.Onları insanlar gibi karmaşık ve bazen anlaşılması güç kılmıştı.
Kitabı okurken yüzümde bazen anlamsız bir tebessüm oluştu ve keyifli vakit geçirdiğimi hissettim.Sayfaları çevirirken merak duydum ve bence yazar bunun dengesini oldukça iyi yakalamıştı.
Nedense açılış sahnesindeki bakış açısı ve dili aslında daha çok beğendim.Eğer romantizm ön planda olmadığı bir roman daha çıkarsa bu tür bir dili ve 3. Kişi bakış açısıyla yazılmasını yine çok isterdim.
Büyülerin işleyişi ve temeli mantıksız değil akıllıca kurulmuştu.Eğitim sahnelerinde açıklanışı ise kafa karıştırıcıdan çok basit ve anlaşılırdı.
Peki, beğenmediğim kısımlardan da bahsedeyim.Öncelikle yan karakterlerin yazımı olay örgüsünü