"Yalnızca sakınarak öğren! Tüm bir yaşam yetmiyor sonra öğrendiklerini unutman için. Safça, boyun eğerek ve sonuçlarını düşünmeden - masum! - zihnine girmesine izin verdiklerini unutman için..."
"Kusurların mı? Telaşa gerek yok. Düşüncesizlik edip onları düzelteyim deme. Sonra yerlerine ne koyacaksın ki?"
Düğmeleri doğru yere dik
kopmuş, kopacak bütün düğmeleri.
Ne demek istediğimi anlamadın.
Farkındayım.
Düğmeye bakar gibi bakıyorsun.
Çok seviyorum bu halini.
Anlasaydın
boş yere tartışırdık.
Böyle daha iyi.
Yarın kendini dinç hissetmek için
doğru bir saatte uyan.
Doğru bir para kazanmak için
doğru bir işe gir.
Doğru bir evin
doğru bir özgürlüğün olsun.
Doğru birini sev
doğru bir hayat yaşa.
Ne mi anlatır bunlar?
Bilmem. Laf işte.
Anlatır ya da anlatmaz
ne fark eder sence?
Hâlâ "Bize uymaz.
Bizi bozar" diyorsun.
Sen en iyisi
ne yap biliyor musun?
Doğru bir sütlaç.
Soğuk bir oda.Yalnızlık.Kırk beş yaş.Uzakta yaşlı bir anne.Her hafta sonu telefon eder.Her ay sonu mektup yazar.Niye hala evlenmedin yavrum?Mürüvvet.Ben Mürüvvetle evlenmem anne.Sevdiğimin adı Seval.Bir kocası,iki çocuğu var.Her akşam evine gider...