Babasının da itiraf ettiği gibi, aşkın ne doğru düşünmeyle ne de mantıklı ilgisi vardı. Daha doğrusu, aşkın kendine göre bir mantığı vardı da bunun doğru düşünmeyle bir ilgisi yoktu.
Yüreğimin yap dediğini, aklım yapma der. Aklımın soylu bulduğu yüreğimce dalkavukluktur; yüreğimin doğru bulduğuysa aklımca suç. Bir yanım bahar rüzgârı gibi uçarı, tez canlıdır, öteki yanım kış soğuğu gibi katı, ağır kanlıdır. Bir yanım içimden gelen seslere kulak verir, öteki yanım öğrendiklerime, bildiklerime.
Çocukla kurduğumuz iletişime biz ‘çocuğun seviyesine inmek’ demişiz. Sorsanıza kendinize: Çocuk nerede, ben neredeyim ve nereye ineceğim? Ben bu ineceğim yerden nasıl, ne zaman çıktım? Yoksa çocuğun seviyesine inmek için merdivene mi çıkmam lazım?
‘Başkasının sözüyle, bakışıyla, görüşüyle eksilmeyeceğini bil;tamamlanmak için de iltifata ihtiyacın olmadığını unutma. Aynada ne görürsen o, içindekinin yansımasıdır. Aklınla, kalbinle ve duruşunla güzelsen yaşam boyu çok güzelsin ve bunu asla kaybetmeyeceksin.’ Hocam kız çocukları gününde kaleme aldığınız değerli kelimeler hala zihnimde iyi ki varsınız. 🙏🏼 Ziya Selçuk