Anlaşılıyor ki, kuyunun kahrı çekilmeden Yusûf olunmuyor. Hira Mağarası Hz. Peygamber’in risâleti öncesinde hangi fonksiyonu ifade etmişse, kuyunun karanlığı da Hz. Yusûf için aynı işlevi görüyor. Önce korkutuyor ama sonra hazırlıyor,pişiriyor, düşündürüyor ve ışığı müjdeliyor.
Halbuki vahiy dağa değil insana inmiştir. Bir dağ bile vahyin bereketinden bu şerefe kavuşurken, insanın inen ilahi vahye bu kadar duyarsız/heyecansız/ilgisiz/hissiz/sessiz oluşu çok düşündürücüdür.