Dünyada olan bitene tamamen kayıtsız, ebedi yıldızlardan oluşan bir kubbenin altındaydılar; yıldızlar, şu küçücük dünyadan öylesine uzaktaydı ki kimi âlimlere göre ışınlarının dünyaya ulaşıp ulaşmadığı bile şüpheliydi; her türlü çilenin çekileceği, her şeyin mümkün olduğu ücra bir noktasındaydılar uzayın ve gecenin gölgeleri kocaman ve kopkoyuydu. Şafak sökene dek devam eden soğuk ve tedirgin yolculuk boyunca, gölgeler -mezardan çıkarılan adamın karşısına oturmuş, adamın hangi yetilerini sonsuza dek yitirdiği, hangilerinin geri kazanılabileceği üzerine kafa yoran- Mr. Jarvis Lorry'nin kulağına o eski soruyu fısıldıyordu:
"Hayata dönmeyi istiyorsun, değil mi?"
Cevap hep aynıydı: " Bilemiyorum."
Öldüğümde çok sevdiğim şu kitabın sayfalarını artık çeviremez olacağım, bu yüzden de ölmeden önce hepsini okumuş olmaya dair nafile bir umut besliyorum