Şule

Şule
“Bir karavan lazım bize, sınırsız çay ve bir sürü kitap, bir de deniz manzarası…”
Züleyha ne kadar ateşse Yusuf o kadar iffetti.
Reklam
Züleyha oturduğu yerden doğruldu usulca. Dedi, siz ellerinizi doğradınız, ben yüreğimi doğradım. Bir kez gördünüz siz, ben yıllardır bu güzellikle sınanmaktayım.
Hepsi hayret makamında, o denli kendinden geçmiş. Bu bir insan olamaz, bu ötelerden gelmiş bir melek, diye mırıldandılar.
Dedikodular gelince Züleyha’nın kulağına dedi: Ateşe düşmeyen yanmayı nereden bilsin? Elini bıçak çizmeyen kanın rengini nasıl öğrensin?
Görmekten sonra görülmek, aşkın ikinci kademesiydi. Züleyha her şeyde Yusuf’u görmeye başladıktan sonra, Yusuf tarafından da görülmek ve bilinmek istedi.
Reklam