Şule

Şule
“Bir karavan lazım bize, sınırsız çay ve bir sürü kitap, bir de deniz manzarası…”
“İnsan şehirler geçtikçe kendinden izler bırakır. Şehrin parklarında, tren istasyonlarında, kafelerinde, bulvarlarında, dükkânlardan yükselen şarkılarında, duraklarda, metrolarda bekleyen insanların dalgınlıklarında izler bırakır insan.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Eğer kalbinizde birikmiş cümleler, aklınızı işgal etmiş fikirler kâğıda dökülmezse, bir başkasına aktarılmazsa, içten içe sizi çürütmeye başlar.”
Sayfa 60·Kitabı okudu
“Bazı şehirleri özlemek, tek gözlü bir odaya toplaşıp, annenin yaptığı sıcak tarhana çorbasıyla ısınmayı özlemek gibidir.”
Sayfa 50·Kitabı okudu
“Her şeyi ama her şeyi unutsak. Bu tarihin ve coğrafyanın ürettiği her bir kelimeyi, duyguyu, olayı, anıyı, hayali, umudu, isyanı unutsak. Sonra bir Neşet Ertaş türküsü dinlesek. Yalnızca bir tane Neşet türküsü dinlesek. Unuttuğumuz her şeyi yeniden hatırlayabiliriz. Hatırlayabiliriz evet.”
Sayfa 49·Kitabı okudu
“Dijital fotoğraf makinelerinin icat edilmediği yıllardan söz ediyorum. O vakitler objektifin önünde çok kıymetli insanlar yoksa, çok önemli anlar yoksa düğmesine basılmazdı. Fotoğraf çekmenin değerli olduğu zamanlardı. … Eşyayla dost olabildiğimiz, oturup dertleştiğimiz, gönlünü aldığımız, hatır gözettiğimiz zamanlardan söz ediyorum. Eşyanın ruhunu görebildiğimiz zamanlar…”
Sayfa 41·Kitabı okudu