Şule

Şule
“Bir karavan lazım bize, sınırsız çay ve bir sürü kitap, bir de deniz manzarası…”
“Ama bu dünyanın özetini çıkarmak için tek bir kelime isteseler Âdem’den, buğday, derdi. Çünkü dünyanın ancak bir buğday tarlası üzerinden geçen rüzgâr kadar hükmü vardı. Ve Âdem buğdaya ama buğday da Âdem’e muhtaçtı.”
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Dünya, Âdem’in en sert sınanacağı yer olarak kayıtlara geçti.”
“Neydim ne oldum, derken, insan olanın ne oldum değil ne olacağım, demesinin anlamını kavradı.”
“Cennet. Orada her şey sınırsızdı. Kusursuzdu. Burada ise güzelliğin sonu vardı ve her şeyin kusurlusu duruyordu. Hem cenneti hem dünyayı görmüş olan bu ilk insan çevresine baktı kederle. Ve dünya yüzünden gelip de geçecek bütün insanların cenneti hayal bile edemeyeceğini anladı.”
“Âdem yaratılmış. Cennetinden atılmış. Yerin yüzüne salınmış. Bu dünyada içilecek suyu, yenecek lokması, çekilecek çilesi, sürülecek sefası varmış. Gelip de geçecekmiş dünya üzerinden, yürünecek yolu varmış. Ama önü deniz, arkası dağ. Üstünde gökler altında kara toprak. Âdem hepsinin ortasında şimdi yapayalnızdı. Havva yoktu yanında, bir başınaydı.”