“Cennette insanın canı hiç sıkılır mıydı?
Ama işte! Melek değildi ki bu, insandı.
Ona has ona mahsus değildi yalnızlık.
Onun doğasına yalnızlık ihtisası yazılmamıştı.”
“Elini göğsünün üzerine koydu.
Sanki, dedi, bak tam şuramda, sol yanımda, kalbimin altında bir yer eksik kalıyor. Sonra bu kadarla kalmıyor, o eksiklik bütün ruhuma doluyor. Ne yapsam eksilmiyor ne yapmasam dolmuyor.”
“Bu bahçe böyle güzelken. Bu güzelliği, bu bahçedeki kendisini, bu can acısını, bu itibar kaybını unutması kolay olmayacaktı. Bu kalp acısını unutamazdı. Canına batan diken belli ki hiç susmayacaktı. Ve bir yanı değil her yanı, hep kırık kalacaktı.”