İnsan böyledir işte. Çoğu zaman bir sığınağa muhtaçtır. Gerçek hayatta bulamadığını, hatıraların loş koridorlarında arar. Aradığını bulamayınca da kalbi, en güvenli limana demirlemek ister. Sevgiyle güvenin birbirine kenetlendiği, sağlam halatların kopmadan tutunduğu bir liman. Fırtına ne kadar azgın olursa olsun, insanın kendini bıraktığında batmadığı tek yer.
Çocukken canımız acırdı; dizimiz kanar, gözümüzden iki damla yaş dökülür, sonra her şey geçerdi. Büyüyünce kalp acıyor. Kalbin sızısıysa ne merhemle geçiyor ne de zamanla azizim! İçte bir yere yerleşiyor ve oradan hiç çıkmıyor.