Göz yaşları içinde kafamı çevirdiğimde Giray’ı elleri pantolonunun cebinde bana soğuk bir şekilde bakarken gördüm. Ellerim titriyordu, ondan uzaklaşıp zorlukla konuştum.
“Geldiğini duymadım.” dedim
“Kim seni üzdü hayatım, üstelik ağlamışsın, bana neler olduğunu anlatacak mısın?” dedi soğuk ve alaycı bir şekilde.
Ona ağlayarak gelen kadını ve söylediklerini anlattım. Giray hiç istifini bozmadı ve donuk yüz ifadesiyle dinledi, dinledi…
Giray’a inanmanın ne büyük hata olduğunu o an anladım ama artık çok geçti.
“Demek her şeyi öğrendin. Aslında Türkiye’ye gidince söyleyecektim her şeyi, madem öğrendin o zaman detayları da benden öğren” dedi yüzsüzce.
Benimle ve Suat’la ilgili tüm planlarını hiç utanmadan, soğuk kanlı bir şekilde tek tek anlattı.
Onun yanında güçsüz biri olarak görünmek istemiyordum ama göz yaşlarımı da tutamıyordum. Yüzüne tükürmemek ve onu tokatlamamak için kendimi zor tuttum.
“Çok aptalım gerçekten, senin gerçek yüzünü göremedim. Benimle sadece intikam için evlendiğini öğrenmek çok acı verici… Beni hiç sevmedin mi Giray, yoksa kapkaç olayını da sen mi hazırladın?
“O kadar değil, senin kim olduğunu bilmiyordum, aslında seni tanıdıkça hoşuma da gittin. Tatlı güzel ve akıllı bir kızdın. Seni araştırınca, o pisliğin kardeşi olduğunu öğrenince içimdeki öfke harlandı ve bingo! İntikam için biçilmiş kaftandın. Ağabeyin benim aile mi aldı, bende onu mahvedeceğim. Onu iflasa sürükleyeceğim ve sende bana bir çocuk verip hayatımdan çıkacaksın! Gerçekten safsın, insan sevdiği insanı araştırır ama sen bana sonsuz güvendin. “ dedi pis pis gülerek.
“Adi pislik, senin dediklerin asla olmayacak! Seni boşayacağım ve en kısa zamanda senden kurtulacağım!” dedim bağırarak.
Giray bana beton gibi donmuş bakışlarıyla yaklaştıkça ben ondan uzaklaşmaya başladım. Ondan öyle