Ne biçim dünya bu be! İnsanlar aya gidiyor. Elektriğin çevresince dönen tatarcıklar gibi dünyanın çevresinde vızır vızır dönüyor uydular ama, burada, şu garipler köşesinde ne yasa var ne de zavallıyı koruyan, onu düşünen biri…
Fotoğraflar, o günün sıcaklığı, nemi, kokusu, dinlenen şarkılar, hisler ve düşünceler gibi her şeyin bir anlığına durdurulduğu birer anı gibiydi. Galiba tam da bu yüzden fotoğraflar biraz hüzünlü görünüyordu. Zaman geçmesine rağmen değişmeden kalacak birer anı gibi, sonsuza dek yaşlanmayacak gibiydiler.