Şevkat ve merhametinin yeşereceği bir toprak değildi bu. İçinde en ufak bir izi bile yoktu böyle şeylerin. Öğrendiği, güçlüye itaat et, zayıfı ez yasasıydı.
Dolu bir mide, tembel tembel güneşin altında yatmak gibi şeyler çekilen bütün zahmetlerin, verilen bütün emeklerin karşılığıydı. Ayrıca bu zahmet ve emeklerin zaten bir de kendi karşılığı vardı. Hayatın dışavurumuydu bunlar ve hayat, kendini dışavurduğunda her zaman mutludur.