Dehşetin bize ne öğrettiğini seçebiliriz. Yas ve korkumuzda acı çekmeyi seçebiliriz. Düşmanlığı. Felci. Ya da içimizdeki çocuksu, canlı ve meraklı parçaya, o masum kısma tutunmayı seçebiliriz.
Etrafımdaki herkes ölüm kampından sağ çıkamayacağımı söylerken, ben farklı bir hikaye anlatan bir iç ses geliştirdim. Bu geçici, dedim kendime. Eğer bugün hayatta kalırsam, yarın özgür olacağım.
Neden canlı hissetmekle mücadele ediyoruz ya da kendimizi dolu dolu yaşamaktan uzaklaştırıyoruz? Neden yaşamı yaşatmak bu kadar büyük bir mücadele gerektiriyor?