Çiçek Akgün

Bir çiçeğin estetik görüntüsünü seversiniz, onun güzelliğiyle en aşk dolu hülyalara kendinizi kaptırırsınız. Kendinizi kaptırdığınız o yolda sanki onu hiç üzmeyecekmiş gibi ilerlersiniz adım adım. İlerlersiniz adım adım, bir çiçeğin ölümüne. Siz nefes aldıkça, güneş size açtıkça, siz güzel kokular işittikçe onun nefesi kesilir, göremez, çirkinleşir. Hisleri bile çirkinleşir ki bütün güzellikleri unutuverir. Öyle kaptırmışsınızdır ki o çiçek beyaz iken mor oluverir. Morlaşmış bir çiçek gülebilir mi? Zaten ondan çaldığınız güneşle, nefesle beslenmişsinizdir. Siz yaşamın derin tadına varıyorken, çiçek ise aldığınız her nefes ile ölüyordur.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Siz bu insanlardan mutlu yaşamalarını bekliyorsunuz öyle değil mi? Affedersiniz ama canınız cehenneme! Dinleyiniz beni dikkatle, canınız cehenneme! Bu insanların defalarca sizin o kahkahalarla katıldığınız sözümona ahlakçılarının arasında bir kere de olsa içtenlikle gülebilmek uğruna ne denli bir çaba arzusu içinde olduklarını biliyor musunuz?
“Güçlü ya da güçsüz, içinde yaşayan bütün insanları, bütün konutları, yoksulların barınakları ya da bu dünyanın güçlülerinin rahatı için yapılmış bütün o yaldızlı saraylarıyla bütün o dünya, o alacakaranlık saatte sanki bir masal ülkesine ait tuhaf bir görüntü gibiydi, lacivert gökyüzündeki buhar gibi eriyip yok olacak bir düş gibiydi... O an bir şey anlar gibi oldum, o zamana kadar içimde kımıldadığını hissettiğim ama ne olduğunu bilemediğim bir şey... Bana öyle geliyor ki işte tam o an benim var olmaya başladığım andır...”
İnsanın düştüğü dibin karanlığı da kendisinden gelir, ışığı da kendisinden gelir. Siz hiç birilerinin bile isteye karanlığınıza ışık tutmasının mümkün olduğunu düşünebilir misiniz, hem de hiç hazır değilken. Siz henüz hiç hazır değilken gelen bir ışığı da söndürür sizin karanlığınız. Bu böyledir...
Dahası sözü söyleyemedim. Suskunluk geldi bir kere... Oysa niceydi haykırmak istediklerim..