18 öyküye konu olan karakterlerin sesini duymak, yüzlerini hayal etmek isterseniz yürüdükleri sokaklardan geçmenizi tavsiye ederim. Mutlaka karşılaşmışsınızdır. Belki bakmadan geçip gittiniz. Bir de bu sokağa düşürün yolunuzu.
Takıntılı babaları, zavallı oğulları, koca yürekli çelimsiz çocukları, düşle gerçeğin arasına sıkışmışları, uğultularıyla savaşanları, pişmanlığın pençesinde kıvrananları, korkunun gölgesinde yaşayanları ve daha pek çoklarını daha önce görmüşsünüzdür. Şimdi de bakmaya ne dersiniz? En azından nerede bir çift mavi babet görseniz size bu kitabı hatırlatacaktır.
“Mavi bir babet var tam göz hizamda duran. Öbür teki nerede belli değil. Belki o da nefes almak için çabalıyordur ötede. Ağlamaya hazır çocuk gibi bükülüyor dudağım. Kime küstüğümden haberim yok.”
Sıcak anlatımı, gündelik diliyle sıkmadan okunacak duygu yüklü bir kitap.