Aslında yaptığım hiçbir kızartmayı yiyemem ben. Küçükken yerdik ablamla. Annem pişirirdi. Ben küçüktüm o zamanlar. Ablam büyüktü. En son kızartma yedigimiz gün annemiz öldü. Ben artık o kadar küçük değilim ama ablam hala büyük. Neyse, ne diyordum? Annemiz. Öldü. Aslında ölmedi, önce bize kızartma yaptı, sonra da gidip banyoda kendini astı. Annemi son gördüğümde. Yani ayaklarını. Boşlukta sallanırken ayakları, benim ağzımda patates kızartması vardı. 
Aklıma karnımdaki balıklar geldi. O geldi. Rüya geldi. Yılan geldi. Kavun tadı geldi. Sarhoşluk geldi. Aklım geldi. Düştüğüm dünya geldi. Zaman geldi. Uyandım.