Michelle Cohen Corasanti’nin bu romanı da aynı, Khaled Hosseını’nin yazdığı Uçurtma Avcıları’na benziyor. Burada da İsrail’lilerin işgal ettikleri Filistin topraklarında ki halkın, zor ve korkunç yaşamını anlatıyor.
İşte bu romanın baş kahramanı Ahmet Hamid. Daha 8 yaşındayken, küçük bir adamdı o. Annesine, kardeşlerine hep o baktı babası hapse düştüğünde. Eve para götürebilmek için yemedi, içmedi, her türlü sefaletle mücadele etti. Kardeşi Abbas bir inşattan itilip düşünce, tüm yük üzerine binmişti artık. Fakat beyni matematik, fizik konusunda çok süper işliyordu, bunu daha önceden bilen hocası tüm gayretiyle açılan matematik sınavına katılmasını istedi. Babası da isteyince katıldı ve kazandı. İsrail’de bir üniversiteye gitti. Yine orada karşılaştıkları zorluklarla mücadele etti. Bu arada Nora ‘yla tanıştı. Nora, İsrailli olduğundan, babası dışında kimse istemedi evlenmesini. Ama o diretti. Ve Nora’nın nasıl barışçı biri olduğunu yaptığı mücadeleyi gösterdi. Çok sevdiği Nora, Yine İsrail’liler tarafından öldürülünce hayata küstü, kendini sadece işine verdi. Annesinin baskısıyla mahalleden bir kızla evlendi. Ondan çocuğu oldu. Bu arada yerleştiği Amerika’dan devamlı ailesine para yolladı. Ve kardeşi Abbas’ın Hamas üyesi olduğunu öğrenince bütün imkanlarını kullanıp Gazze’ye gitti. Yeğenlerini tanıdı…Ve aynı kendine benzeyen yeğenini Amerika’ya götürüp okutmak istedi….
Oğuz Atay'ı kesin okuyun. İlk başta anlamayanlar kitabı bırakmayı düşünebilir fakat kitap ilerledikçe daha oturuyor ve bağlanıyorsunuz. Çokça düşünüp mizahla başbaşa kalacaksınız. Samimi düşüncelere siz de katılacaksınız ve bazen okurken kendi kendinize gülmekten kendinizi alamayacaksınız. en son kitap bitmese diyeceksiniz ama Oğuz Atay fazlasını yazmamamış kitaba..