Yeni bir yıla girerken “iyi ki okudum” dediğim kitaplardan biri. Sıcak, romantik; aşkın anlatıldığı, basit ama tatlı bir kitap. Sanki bir aşk filmi izliyormymuşum gibi okudum kitabı. Dışarıda yağan kara karşılık kahvenizi yudumlarken okuyabileceğiniz bir eser. Romantizmi seven, aşka inancı olan, pembe dizileri seven bir okurun bir solukta okuyup bitirebileceği bir kitap.
Kitap üç romandan oluşuyor. Bu romanlar, üç arkadaşın hayatını; aşklarını ve ilişkilerindeki geçimsizlikleri anlatıyor. İlk bölüm, Emily’nin evliliğindeki huzursuzlukları ve geçimsizlikleri ele alıyor. Ama eşinden de bir türlü vazgeçemiyor, çünkü eşini çok seviyor…
İkinci bölümde ise Andrea’nın hayatı anlatılıyor. Andrea, kocasının ölümüyle uzun süre kimseyi hayatına alamıyor, sevemiyor; ta ki karşısına Rick çıkana kadar…
Üçüncü bölümde ise Casey’in hikâyesi var. Casey çok zor zamanlar geçiriyor ve yıllar sonra âşık olduğu adamla karşılaşıyor.
Emily, Andrea ve Casey çocukluklarından beri arkadaşlar. Her yaz bir handa toplanıp yaz aylarını birlikte geçiriyorlar. Aslında kitap seri şeklinde ve bölümler birbirinin devamı olarak ilerliyor.
Ben okurken içim yumuşacık oldu. Umarım sizler de beğenirsiniz.