Sinan Ytk

Sinan Ytk
@SinanYtk
"Gelecek Özgürlerindir! Ne kölelerin, ne de ayaklarının altında kölelerin dolaştığı efendilerin! Gelecek özgür yaşayanlarındır." | Seyyid Kutub
"Sevmeyi özledim biliyor musunuz?" Kayıtsız şartsız bir gülüşü. Bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü. 'Nerde kaldın' ayazını değil, 'hoş geldin' iyiliğini. Hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını. Kapı zilleriyle telefon arasında tükenmeyi. Geceyi bir hayal hazinesine çeviren uykusuzluğu. Kendimi severek yürümeyi kalabalıkta. 'Göğe bakma duraklarını' özledim. Yağmuru kirpiklerden içmeyi. Yumruk kadar bir yüreğe dünyayı sığdırma hünerini. 'Sana sevinç verdiğim sürece ben buradayım' zenginliğini özledim. Başka kentlere vuran rengini güneşin. Başka sokakların telaşıyla çoğalmayı. Dünyayı yudum yudum aşka çeviren yalnızlığı... 1996 İnsanın Acısını İnsan Alırİnsanın Acısını İnsan Alır
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Büyüklerimiz طريق الاسلام كله ادب "İslam yolunun tamamı edeptir" buyurmuştur. Şu halde Kurana, sünnette ve bu iki kaynağın taşıyıcıları olan Ariflere karşı edebimizi koruyalım ki Hakta bizi korusun. Edebi terk eden saadetten mahrumdur..!
Hiç kimseye kendini açmamak demek, başkasının düşüncesine maruz kalmamak demekti. Bense inandıklarımın peşindeyim. Sustum ama konuştum. Duymadılar ama konuştum. Eğer konuştuğumu duysalardı, sustururlardı. İşte o zaman onlar konuştuğu için susmuş olacak, ben istediğim için susmuş olmayacaktım. Bilmediler, insana kendini bulduracak o büyük mertebeye ancak susarak varılabilirdi. Bilemediler... VaveylaVaveyla
Ali bin Ebî Tâlib (radıyallahü anh) ‘‘Ne kadar da yürek soğutucudur’’ (hayırlı bir iştir!) sözlerini üç defa tekrarlardı. Çevresinde bulunanlar: Neden söz ediyorsunuz ey mü’minlerin emiri? diye sorunca Ali bin Ebî Tâlib şu cevabı verdi: Kişiye bilmediği birşey hakkında soru sorulur da o da doğrusunu en iyi bilen Allah'tır, diye cevap vermesi. Mâlik b. Enes de (rahimehullah) der ki: İbn Hürmüz'ü şöyle derken dinledim: İlim adamı olan bir kimsenin kendisi ile birlikte oturup kalkanlara kendisinden sonra "bilmiyorum" demeyi miras bırakması gerekir ki bu, onların önünde asıl bir kaide olarak kalsın. Onlardan herhangi birisine bilmediği şey hakkında sorulacak olursa o da; bilmiyorum, desin. el-Heysem b. Cemil der ki: Ben Mâlik b. Enes'e kırk sekiz mesele hakkında soru sorulduğuna ve bunların otuz iki tanesi hakkında; bilmiyorum diye cevap verdiğine şahit oldum. Derim ki: Ashab-ı kiram'dan tabiinden ve müslümanların fakihlerinden buna benzer rivâyetler pek çoktur. Bunun aksi davranışlara iten ancak riyaset sevdası ve ilimde insaf sahibi olmamaktır. İbn Abdi’l-Berr der ki: İlmin bereketinden ve adabından birisi de ilimde insaf sahibi olmaktır. İnsaf sahibi olmayan bir kimse, ne kendisi birşey anlar, ne de başkasına birşey anlatabilir. Yûnus b. Abdi’l-A'la rivâyetle dedi ki: İbn Vehb'i şöyle derken dinledim: Ben Mâlik b. Enes'in şöyle dediğini dinledim: Bizim çağımızda insaftan daha az hiçbir şey yoktur.

Sinan Ytk

, 1000Kitap'a katıldı.