Ah be raif bey ahhh be
Nasıl da heyecanlanmıştın maria nın portresinin önünde saatlerce beklerken
Nasıl kendinden geçmiştin ama nasıl da etkilenmiştin ama nasııııl ?
Nasıl da kendinden bir parça buldun o portrede nasıl da utanmıştın?. yüzüne bile bakamayacak kadar...
Sevgili marianın o değişen duyguları nasıl da seni heyecanlandırmıştı
Nasıl da bilinmedik bir mutluluk içini kaplamıştı ama nasıl ?
Senin için bütün insanların timsaliydi resmen...
Bir isnana bu kadar değer biçmek gerçekten anlamsızmıydı, aptalcamıydı
Ama hayır hayır o sadece sıradan bir insan değildiki yada o bir insanmıydı ? seni bu kadar derinden etkileyen şey kutsallık atfetmek doğru muydu?
Peki ya o yılbaşı gecesi o gece nasıl da unutulmaz bir geceydi ki seneler sonra bile heyecanla defterine duygularının bir yağmurun çiselemesi değil boşalırcasına yağması gibi etkisinin altında kalmıştın
O akşamın sabahı çok kırılmıştın hemde ne çok.
Öylesine sokaklarda dolaşmıştın.
Sanki dünyadaki bütün herşey anlamını kaybetmişti senin için.Hiçbirşey düşünmeden yürüdüğünü zannediyordun ta ki birlikte hayal ettiğiniz köprünün üstüne vardığın zaman .
O an hayat hergün sana daha çok oyun oynadı düşüncelerin sürekli kafanı karıştırdı kalbin boynunu eğerek konuşmadı değil, konuşamadı ah çekti her ah çekişinde ne kadar kan kaybettiğini yıllar sonra kızını görünce belki anlayacaktın.
Sonra sevgili marian hastalandığını duyunca nasıl da koşmuştun hastaneye
maria'n yılarca sarsan güveni senin geri getirdiğini anladı.
Ayrılmanız gerekliydi çünkü Baba vefat etmişti(Baba) diyordun çünkü baban kadar yakın olmadı hiçbirzaman
Marianın mektuplarıyla nasıl da coşmuştun.
Sonra bir an kesildi mektuplar geri gelmedi .
Gönderdiğın bütün mektuplar cevapsız kalmıştı.
Nasılda boşluğa düşmüştün bir ömür hayatının devamında kendin o