Ancak kader ve takdir konusu bütünüyle anlaşılamaz halde kalmış da değildir. Çünkü akıl ve kalp pencereleri Allah te’alaya iman ve teslimiyet nuruyla aydınlanmış olan kimseler, akıl ve imanın üst üste gelen algılama güçleriyle bunun hakikatini ve doğru manasını anlamışlardır.
Kur’anı Kerim’de de te’vili ancak ilimde derinlik kazanan büyük alimlerin yapabildikleri bildirilmiştir. Bu sebeple büyük alimlerden olmayan kimselerin Kur’an ayetlerini te’vil etmeye kalkışmaları onları şu ayetin şumul kapsamına dahil eder : “Kalplerinde eğrilik olanlar , fitne çıkarmak için ayetleri te’vil etmeye kalkışırlar. Halbuki onların te’vilini Ancak Allah ve ilimde derinlik sahibi olanlar bilirler.