Doğru bir eğitim, varoluşsal ve deneyimsel köklerden meydana gelmelidir: bir kimse; “ben kimim?“, “Benim bireysel yaşamımın sonsuzlukta nasıl bir ilgisi vardır?” ve “Dünyaya ve dünyadaki insanlara karşı tavrım ne olmalı?“ gibi sorular sorarak fiziksel ve ahlaki evren düzeninde kendi yerini fark etmelidir.
Eğitim, kalbin, öğrenciler üzerindeki etkisi ile gerçekleşir ve bu etkileşimin parçası olarak öğrenciler, davranışlarının en çok sirayet ettiği eğitimcinin oluşturduğu örneğe en duyarlıdır.