Erkam YILDIRIM/Siruni/

Erkam YILDIRIM/Siruni/
@Siruni
Şanlıurfa MEB memur Evli,kız babası Uzm.sosyolog Yazar-Şair Göçtüğün Kervan Değilim ,Araf ,Aşikar kitaplarının yazarı. İmzalı hediye kitap’ım için takipte kalın.
Uzm.Sosyolog /Meb Personeli
Anadolu Ünviersites İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyoloji Ana Bilim Dalı
Şanlıurfa
Şanlıurfa
16 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Yeni Yayınlanan Deneme Türündeki Kitabım Çıktı .
Kitap Adı:Aşikar Tür: Deneme Yazar: Erkam Yıldırım Bu bir rüya mı, hakikat mi? Rüya ise gerçekliğim nerede; hakikat ise efkârım? Gerçekliğimiz varlığımız ise geriye efkârlanmak düşüyor bize. Öyleyse “düşlemek” değil “düşünmek” vakti. Zindanlardan, aynalara ne kaldı ki... Diyen bir yazarın kaleminden dökülen halelerin başlangıç hikayesinin ardından Yine kitapta geçen şu ifadeler “ Ve düşledim, bazen yoruldum bazen üşendim. Ayaklarım dikenlere tutulu yürüdüm. Zindanlardan zindanlara tıkıldım. Aşk için, hürriyet için barikatları ellerim ve göğsümle düşürdüm. Kırbaç yedim. Ateşle oynadım. Kezzap ile boyandım. Devrim gibi kükredim, ancak inancımla asıldım. Sessiz çığ- lıklarımı, şehrimin dumanlı ve düğmesiz insanlarına giydir- dim bir terzi gibi. Kürek dedim, emek dedim, yıllanarak küflü kaldırımların baş uçlarına ve sokak çocuklarına umut dedim. Acıktım, ama kersek kersek toprak yedim. Kamçı yedim, fiske yedim. Ta Âdem’den beri Kabillerin elleriyle katledildim ve Yakup’un oğullarıyla kardeşliği kuyulara atmayı öğrendim” İle devam eden bir yürek yangını , isyan bayrağı ve asırlık tufanın arasında var olmaya çalışan noktayı anlatan bir varoluş serüveni arasında ; yine kitapta geçen ifadeler ile “Dünyanın Esiri olan azad olamaz “ilkesi doğrultusunda ve son olarak kendine meydan okuyan bir kalemin, son cümleleri ile bu yolculukta vardığı son durakta ifade ettiği” “Evet, şimdi Musa’dan İsa’ya kadar nasıl ki ben vardım, şimdi Muhammed’den (asm) sonrada ben varım. Zira bir zaman Musevi’ydim doğru, bir za- man İsevî. Ancak artık Muhammed ile birlikte oldum Muhammedî. Sen ki hâlâ o çağlarda gezin! Çağdaş olun diyen medeniyet! Bilmez misin ki Muhammed’inki en son medeniyet!” Diyen bir yoldaşın ,gönüldaşın kaleminden sizlere gelsin diyor herkese bereketli ve istifadeli
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hazırlamış Olduğum Hikayemden İkinci Kesit
Ad:Bilge Ağaç Tür;Hikaye Yorumlarınızı beklerim . Öğlen vaktinin yere düşmesi ile kızgın toprağın sinesine dokunarak , zihnin de dolasan kargaların karanlığını üşüşmelerini, saldırganlığını ve kendine eş edinmiş cismanilerin uğultularını kalbinde üşümeye başlayan kimliği terk etmeden , varlığın derin bir sihiri olan bedenin deki şişkinliği ve acziyetini hafifletmeye ve zayıflatmaya kararlı olan Siruni Bilge ağacın yanına varmak için evden ayrıldı. Ovaya kurulu olan bu sımsıcak köyün bir o kadar da talihsiz ve tarihsiz bir oyun içinde bulunan gençlerinin umursamazlığı arasında Mitan’a yürümeye başladı. Ve bir zaman sonra Bilge ağacın yanına vardı. O sıra her zaman ki görkemi ve insicamı ile şiirsel bir uzlet üzerinde bulunan Bilge ağaç döndü ve “Hoş geldin evlat ..gözlerim seni aradı neredeydin “ dedi. O an derin düşünceler arasında debelenen Siruni ise ,Mitan dağının eteklerin de açan çiçeklerin danslarını seyre dalarken döndü ve bilge ağaca “ Bir kekliğin özgürlüğü ile kimliği arasında tutsak bırakılan kendiliğini düşünüyorum “ “Sonra bunun yanında ,olmuş görünen köyümde ki insanların kendisi olmayan kimliklerini düşlüyorum “dedi. Bilge ağaç bir an bile olsa bu düşün barını ve acısını hissederek , yükünü taşıdığı gövdesinde ki damarların yaralı bir kavaldan süzülen notaları gibi “Seni yaralayan ne varsa işte o senin kimliğinde” dedi. Siruni “evet haklısın ama keşke onla kalsa. meselenin asıl üzücü olan tarafı istediğini giymeyen bir canlının istemediğinin hissettirilmeden giydirilmesi.” Dedi. Bu serzenişin içinde yalpalanan ve asi bir isyan içinde olan Siruni , “ inekleri sağıp süt satabilirim, yada yumurtaları toplayıp para kazanabilirim ancak bu benim olmam istediğim şey değil , bu kendi mi arayıp bulacağım yer değil” dedi. Bilge ağaç onun bu esarete esir
Edebiyat
Hazırlamış Olduğum Bir Hikayeden Bir kesit
Ad:Bilge Ağaç Tür :Hikaye Seher açıyordu ellerini ufukların ardına . Yılkılar zamanın ötesinden uçuyordu. Mitân, dildar olduğu dilber dağına aşkın büyüsünü seslendiriyordu. O sıra bilge ağaç ise Yüreğinde coşan sazendedelerle, semahın serzenişlerini yankılara anlatıyordu. Tüm bunlar olup dururken Siruni böyle görkemli bir seherde henüz köyden çıkmamıştı bile. Uyanmıştı yalnız bir ağırganlık çökmüştü ve tuhaf sihirler içinde gelgitlerin arasında sıkışmış bir vaziyette harekete mecali kalmamıştı. O sıra Bilge ağaç ‘’ geç bile kaldı diyerek’’ merak içinde beklerken Siruniyi, siruni Annesi Mervan hanımın odasına geçerek yanına uzanıp kendine gelene kadar oracıkta uzanmayı tercih etti. Bir saat geçmişti ki bir an sonra uyandı ve etrafına bakındı. Vişne kırığı kapılar, tozlanmış sarımsı açık pencere, ve birde Mervan hanımım kafeste beslediği iki keklik. Hiçbir şey dikkatini çekmese bile kafesteki keklikler bir an nazarını onlara kilitledi. Yerindem kalktı ve aksak adımlarla kafese yaklaştı. ‘’ Siz neden burdasınız ‘’ dedi kekliklere. Kekeliklerden eril olanı dik ve vakur bir bakışla süzerken siruniyi asil ve asi bir tavır arasında siruniye’’ Bizi yurdumuzdan edenlere sor bunu ‘’ dedi. Siruni bir an afalladı ve haklılık ve haksızlığın cenderesi üzerinde duran köprünün ortasında silkinmeye çalıştı ve sonra Eril olana dönerek” Bende sizler gibi dağları ve ufukları ve dorukları severim bende sizler gibi uçamıyorum çünkü kanatlarım yok” dedi. Kekliklerden dişi olanı atıldı ve dingin ve kendinden emin bir tavırla kanatlarını silkerek “ Senin kanatların zihninde bulunan doruklardır. Ne zaman oraya erişirsen bizide Oraya eriştirirsin” dedi. Siruni kekliklere dönerek şöyle devam etti” Zihnimin kanatları düşlerin, düştüğü ancak düşüncelerin düşlediği kanatlardır. zira her kanat bir
Edebiyat
Her zaman Hayalleriniz Olsun.
Ancak..! Hayalleriniz,Hayaletiniz olmasın. Erkam Yıldırım /Siruni