En önemli kavramları erken bir yaşta yakalamasına rağmen bunları görecek görüşler geliştirmemesi ne garip ! Hepimiz gibi o da umut vaat eden bir delikanlı imiş, ama vaat edilen umudun gerçek anlamını hiç anlayamamış. Asıl görevinin doğayı kusursuzlaştırmak; kendisinin, kültürünün, ailesinin şehvetinin, kaba hayvansı doğasının üzerinin çıkabilmek olduğunu, kim ise ne ise o olması gerektiğini anlamamış. Büyümemiş, üzerindeki deriyi çıkartıp atamamış. Umut vaat etmeyi yanlış anlayıp maddi ve mesleki hedeflere saplanıp kalmış. Daha içindeki "kendin ol" sesini bastırmadan bu hedeflere ulaştığında ise ümitsizliğe düşmüş ve kendisine bir oyun oynandığını düşünmeye başlamış.
Karşımdaki adam kültürünün, durumunun, ailesinin ağırlığıyla iyice yere yapışmış bir adam; adeta kendi iradesi diye bir şey olduğunu unutmuş. Konformizmle öylesine yoğrulmuş ki ona seçim yapmak diye bir şey olduğunu söylediğimde başka bir dilden konuşuyormuşum gibi baktı yüzüme. Belki de konformizm kavramının Yahudileri çok fazla kısıtlamış olmasındandır; dışarıdan gelen zulüm, bir halkı öylesine kaynaştırır ki bir tek bireyi bile bunu kırıp çıkamaz.