Bulabildiğim tek açıklama, nasıl ki gerçek olaylar unutulabiliyorsa, asla olmamış olanların da sanki olmuşçasına anıların içinde yer alabildikleri biçimindeydi.
Sanki kendisi daha yeni keşfetmiş gibi büyük bir ciddiyetle şöyle dedi bana: "Dünya ilerliyor" . "Evet" dedim ben de" ilerliyor ama güneşin çevresinde dönerek."
Kendime göre bir ahlak anlayışım vardı ,asla ne cümbüşlere katılmış ne de alenen biriyle birlikte yaşamıştım, ne sırları paylaşmış ne de bedenin ya da ruhun yaşadığı bir serüveni başkalarına anlatmıştım, çünkü daha gençliğimden beri bu ikisinin de cezasız kalmadığının farkındaydım.