Acı en üst sınırına ulaştığında alçakçasına zayıflamaya, yerini daha önce hiç tatmadığım cinsten başka bir duyguya bırakmaya başladı. Kendini olanca şiddetiyle hissettiren, diş ağrısına benzeyen zevkli bir duygu. Birden, başıma gelen bütün felaketlerin nedeninin bu olduğunu anladım.
Kürd; MS 990'da kurulan Mervani Kürd Hanedanlığını bilip, 1071'de on bin süvari ile Selçuklu hükümdarı Alparslan'a yardım ederek Haçlıları yendiğini çok iyi bilip ama 1071 zaferinin Selçuklulara yardım ettiği halde Selçuklu ihanetiyle yıkılan Mervani Kürd Hanedanlığı'ndan bi haberdar olandır. Bilmediği de yetmezmiş gibi aslında 1071 zafer kutlamasıyla Kürd Hanedanlığı'nın yıkılış sürecine sevindiğinin farkında da olmayandır. Kürd, 1639'da Kas-ı Şirin Antlaşmasıyla önce ikiye, 1923 Lozan Antlaşması ile dört parçaya bölündüğünü unutandır. Aynı Kürd, sınırları örülü bu dört parçada birbirine yabancılaşmayı adeta kabullenendir. Kürd, dünyanın en verimli tarım topraklarının birinde yaşadığı halde yoksulluk sebebiyle Karadeniz'e mevsimlik işçi olarak gidip ve orada Kürtçe konuştu diye tekme tokat dayak yedikten sonra neden bu cefayı çektiğini asla kavrayamayan adeta kabulenendir.
Aslında Kürd, ana sütü gibi kendisine helal olan bütün yer altı ve üstü kaynakları başkaları tarafından sömürülürken buna ses çıkarmayıp ama bir dönüm tarla için gerektiğinde kavga etmesinini bilecek kadar iktisadi bilgiden yoksun olandır.