KADİR EKİNCİ

youtu.be/LbajjK_9wLw Harika bir ses İran yapımı Baba dizisinden
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Allah’ım! Ne Olur Yağmur Yağdırma!” 14.12.2020 00:19:37 / Mehmed Göktaş Doğruhaber Gazetesi “Allah bilir amma bu sene kış çok şiddetli geçecek” der, geçmiş peygamberlerden birisi veya bir veli. Fakat hiç de öyle olmamış. Bu sözü unutmayanlar kışın sonuna doğru varmışlar sormuşlar; “Siz bu sene kış çok çetin geçecek dediniz fakat gördüğünüz gibi çok yumuşak geçti” deyince; “Filan yerdeki köprünün altına bir köpek yavruladı, o yavrular için böyle oldu” buyurmuş. Yine, kurak geçen bir mevsimde köylüler toplanmış yağmur duasına çıkmışlar, çıkmadan önce de kurbanlar kesilmiş, küsler barışmış, hacet namazları kılınmış, kısacası gerekenler yerine getirilmiş ve yağmur duasını yapmışlar ve dönmüşler. Aradan bir kaç gün geçmesine rağmen yağmur yağmamış. Bu arada köye Allah dostu diye bildikleri birisi gelmiş, durumu ona anlatmışlar, bir de kendisinin öncülüğünde yağmur duasına çıkılmasını istemişler. Allah dostu yağmur duasından önce köydeki bütün hanelerin gezip görülmesini istemiş, ileri gelenlerle birlikte ev ev dolaşıp herkesin halini hatırını sormaya başlamışlar. Nihayet yıkık dökük bir evin kapısını çaldıklarında bir kadın ve yanında iki kız çocuğu açmış kapıyı. Onların da hal ve hatırlarını sormuşlar. Kadın, kocasının genç yaşta öldüğünü, iki kızıyla birlikte çatısız, yıkık dökük bu evde kaldıklarını söyler. Allah dostu, kız çocuklarından birisini tutar ve sorar; “Söyle bakalım, sen hiç Allah’a dua eder misin?” Küçük kız “tabi ki ederim” deyince bu defa Allah dostu nasıl bir dua ettiğini sorar. Kız çocuğu yıkık çatıyı göstererek “ ‘Allah’ım, ne olur yağmur yağdırma!’ diye dua ederim” demiş. İkinci kız çocuğuna da aynı soruyu sormuş, o da yırtık ayakkabılarını göstererek “Ben de aynı şekilde, ‘Allah’ım ne olur yağmur yağdırma’ diye dua ederim” demiş. Diyorum ki biz de
Alimlerden biri, talebesi ile gezerken, bir tarlanın yanındaki ağaçlardan birinin altında eski bir çift ayakkabı gördüler. Belli ki civarda çalışan birisinin ayakkabısıydı. Talebe : "Hocam bu ayakkabıyı saklasak da, sahibi geldiğinde ayakkabısını bulamayınca, o anki halini seyretsek, ne dersin ? " dedi. Hocas: "Sevincimizi başkalarının üzüntüsü üzerine kurmak doğru değildir. Gel şöyle yapalım; sen zengin bir ailenin çocuğusun, bu ayakkabının içine bir miktar para bırak, sahibi gelip bunu gördüğü zamanki sevincini seyredelim" dedi. Talebe bu teklifi daha güzel buldu ve adamın yakkabısının içine bir miktar para koydu.Hocası ile görünmeyecek şekilde bir ağacın arkasına saklandılar. Bir müddet sonra, ayakkabının sahibi geldi. Elbiselerini değiştirdi, ayakkabısını giyerken içinde bir şey olduğunu farketti. Baktığında bunun para olduğunu gördü. Bir müddet etrafına bakındı, hic kimseyi göremeyince, dizleri üserine oturdu ve ellerini açıp: " Ya Rabbi, eşimin hasta, çocuklarımın aç olduğu Sence malumdur, verdiğin bu nimet için Sana sonsuz şükürler olsun," deyip gözyaşlarına boğuldu ve uzun bir süre ağladı. Bunu gören Hoca ile talebesi de göz yaşlarını tutamadılar... Sonra Hoca talebesine döndü : " Bu ilk tekliften daha güzel olmadı mı , şu an daha mutlu değil misin?" dedi. Talebesi: " Evet Hocam, daha sevinçliyim. Şimdi, daha evvel anlamadığım şu cümlenin manasını anladım : Verdiğin zaman, aldığın zamankinden daha mutlu olursun”. Hocası dedi ki: "Evladım! Güçlü ve haklı olduğunda affetmek: Vermektir." "Yokluğunda kardeşine dua etmek: Vermektir."
8/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Uzun süre önce okuduğum ve kitabın sonunu görmek için can attığım sadece yemek ve namaz vakitlerinde ara verdiğim bir roman idi roman dediğime bakmayın eğer az çok bu coğrafyayı biliyorsanız gerçek yaşam ile ne kadar özdeşleştiğini göreceksiniz yaşamın bir parçası adeta Konu komünist Pkknin ve Bölgede İslami çalışmalar yapan muvahid mümin müslümanların arasında geçen bir olayı anlatıyor. Yazar iki kesimide hem fikirsel yapısını hemde eylemsel yapılarını ve çalışmarına vakıf biri ve bunu okuyucuya çok güzel bir uslup akıcı bir dil ike anlatıyor. Belki bazıları İslami kesimi tekfirci aşırıcı görebilir ama kesinlikle alakası yok tamamen saf temiz ve samimi niyetle bu halkın imanına ve kurtuluşuna hidayetine çabalayan Müslümanların birlikte ortak çalışmalarını anlatıyor. Tek nefeste okuyabileceğiniz bir roman ehli vicdan olan birine çok şey katacağı Düşündüğüm bir baş yapıt ayrıca bu kadar uzun süre önce okumama rağmen kitap taptaze aklımda ona göre
1000Kitap
Cemaatteki MuhbirYılmaz Cengiz · Nuhbe Yayınevi · 2019163 okunma
Eğer âşık isen yâre Dül İbrahim gibi náre Sakın aldanma ağyâre Bu Gülşende yanar olmaz.