İnsanalar, Kur'an sayesinde hakka yöneldiler. Onun nuruyla istikametlerini buldular. Selametle yollarına dewa ettiler. Kur'an nuruna basiretlerini kapatana, karanlıklara kapanan, ışıktan aydınlıktan rahatsız olan toplumlar, felah bulmayan ve delalet girdabında bocalayıp duran toplumlardır. Bu toplumların hayatlarında, huzur, barış, selamet ve istikrardan söz etmek kabili mümkün değildir. Bunlar bunalımda boğuşan buhranlara mekan olan, terör ve anarşinin kol gezdiği yığınlardır. Karanlığın hüküm sürdüğü, vicdanların iflas ettiği mefkürelerin zifleştiği bir toplumdan başkasını görmeyi beklemek beyhudeliktir.