Kitapta, Mustafa Kemal'in bütün muhalifleri "Kurtuluş Savaşı'nın kara günlerinde onu desteklemiş olan değerli kişiler" olarak alabildiğine yüceltilirken, Mustafa Kemal ile birlikte hareket eden devrimciler ise aşağılanıyor.
Milli mücadeleye, halkın temsilcilerinin katıldığı ulusal kongreleri toplayarak başlayan ve savaşın her aşamasında, Ulusal Meclis'in kararlarına dayanmayı en yüksek ilke
sayan Mustafa Kemal, hiç şüphe yok ki büyük bir demokratti.
Sadi Barak’ın derlediği bu kitapta, Necmeddin Sadak’ın da belirttiği gibi, Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı sırasında tam yetkiye sahip olmasına rağmen, gelişmeler, alınacak önlemler ve izlenecek politikalar konusunda Meclis’i ikna etmeyi her zaman en önemli görevlerinden biri olarak görmüştür.
Cumhuriyet'in ilanını, Mustafa Kemal'in diktatör olmak için ihtiyaç duyduğu bir "değişiklik kılıfı" (age, s. 184) olarak değerlendirmek, ancak bir düşmanın değerlendirmesidir.