Hayaller kütlesizdir; kişi hayal kurduğunda o hayale doğru çekilmez. Hayaller ancak içine inanç yüklenerek planlara dönüştürülürse kütlesi olur.
... insan, hayal ettiği şeyi yapabileceğine inanıp bunu planlayarak harekete geçtiğinde bu hayal artık hayal olmaktan çıkarak plana dönüşür ve yönünü kaybeder. Böyle bir durumda kişi bu plana, bu plan da kişiye doğru çekilir.
İnsan değişmez ama elindekini nasıl kullanacağını öğrenerek etkileşimini değiştirebilir.
Örneğin bir parça ateş ile bir evi yakabilirsin. Hatta bir evi yakarak birçok insanı öldürebilirsin... Aynı ateşi kullanarak yemek de pişirebilirsin, kış günü soğukta kalmış bir grup insanı ısıtarak onlara can da verebilirsin... Her durumda da ateş, ateştir. Ama nasıl kullanıldığı, nasıl etkiler yaratacağını belirler.
Nefret de aklın bir ürünüdür, onun yerini bıraktığı hoşgörü de... Arzuya gösterilen irade ile övünmek, insanın kendi elini bilek güreşinde yenmesinden farksızdır.