Erkan Berk

Erkan Berk
@Skyfall963
" Memento mori..."
Milyon Kere Ayten
Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum Ayten üstüne Saatim her zaman Ayten'e beş var Ya da Ayten'i beş geçiyor Ne yana baksam gördüğüm o Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz Günlerden Aytenertesidir Odur gün gün beni yaşatan Onun kokusu sarmıştır sokakları Onun gözleridir şafakta gördüğüm Akşam kızıllığında onun dudakları Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz Onu siz de seversiniz benim gibi Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam Alın tek kat elbisemi size vereyim Cebimde bir on liram var Onu da alın gerekirse Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar Parasızlık da bir şey mi
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sevgili Lilyum… Sana sustuklarım var… Her gece boğazıma düğümlenen, söyleyemediğim, içime gömdüğüm sözler var. Yüreğimde kanayan yaralarım, hayalini kurduğum ama hiç yaşayamadığım düşlerim var. Ne çok şey birikti sana dair, ne çok şey sustum kendime bile. Benim dilimden dökülmeyen, fakat gözlerime gizlenmiş bir ömürlük itiraflar var. Günlerce odamda çalışıyorum, sana söylemek istediklerimi yazıyorum, sonra ezberliyorum. En güzel cümlelerim senin için doğuyor, en güzel şiirlerim seni anlatıyor, en güzel hayallerim seninle başlıyor. “Bir gün karşına çıkıp her şeyi anlatacağım” diyorum, ama seni gördüğüm an kelimelerim tükeniyor. Gözlerin bana değdiğinde dünya susuyor, ben de susuyorum. Lâl oluyorum. Sana “Nasılsın?” diye sorduğunda, içimden taşan yangınımı anlatamıyorum. Oysa o an yüreğimi açabilsem, senin için nasıl paramparça olduğumu, seni ne kadar çok sevdiğimi, yokluğunla nasıl yaşlanıp durduğumu söyleyebilsem… Ama yapamıyorum. Sen gülünce, bütün hazırladıklarım kül oluyor. Sadece “İyiyim” diyebiliyorum. Oysa iyi değilim Lilyum… Sensiz hiçbir şey iyi değil. Senin yanında değilken nefesim bile yarım. Senin uzağında mutluluk diye bir şey yok. Benim seni aşkımın merkezine koyduğumdan bile haberin yokken, ben seni hayatımın tek anlamı yaptım. Bilmiyorsun… Belki hiç bilmeyeceksin. Ve işte ben, sana sustuklarımı acıya boğarak yaşıyorum. Her gece içine hapsolduğum yalnızlık var. Her sabah kırık hayallerimle uyanıyorum. Seninle bir ömrü paylaşmayı düşledim; ama bu aşk, ulaşılmaz bir yıldız gibi uzak bana. Ellerim yetişmiyor, dualarım kavuşmuyor. Sana sustuklarım var, sevgili Lilyum… Yıllar boyu içimde yankılanacak, hiçbir zaman dudaklarımdan çıkamayacak kelimelerim var. Benim için imkânsız olan seninle bir gelecek… Ama imkânsız bile olsa, ben seni sevmekten
Alıntı
Sırtım mermi dolu ve tetiği çekenin avuç içlerinden öpmüşlüğüm var...
belki derimde – pek fazla – yara bere bırakmamış olabilirsin ama ruhumun her yerinde böğürtlen renginde devasa çürükler bıraktın.
Alıntı
“Çıkar boynundan at o ipi çocuk! Salıncaklar mı yok sana? Kalk hadi o soğuk betondan, Yatacak başka yer mi yok sana? Dünya adaletsiz çocuk!”
Alıntı