Güneş

Güneş
@Skyllaa
Düşüncelerim yanıt vermedi. Onlar da hareketsizdi ve koftu, susuyorlardı. İki sessizlik kuşağı Beni çevrelemiş, iki karanlık kuşağı kafamı istila etmişti. İki duvarın arasında bir mezardaydım, birinin ardında gövdelerin yavan hareketleri, insana özgü yaşantı vardı, öbürünün ardındaysa asıl ve sonsuz varoluşumun ait olduğu âlem bütün sessizliği ve karanlığıyla uzanıp gidiyordu. Beni hangisi çağıracaktı? Adımımı hangisine atmalıydım?
Sayfa 99
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İki taştan, duyarsız duvar arasında sıkışmıştım: Bir taraftakinin ardında, o an uzaklaşarak baktığım insana özgü yaşantı vardı, öbürünün ardındaysa asıl ve sonsuz varoluşumun ait olduğu âlem bütün sessizliği ve karanlığıyla uzanıp gidiyordu. O âlemin sessizliği çınlayan bir sessizlikti, karanlığı ışık saçıyordu; sonsuz ve mutlu bir yaşamın heyecanı, o sızdırmaz Duvarın kaskatı taşlarına köpüklü dalgalar gibi çarpıyordu - ama duygularım sağırlaşmış, Düşüncem susmuştu; Düşüncelerim, zayıf ayaklarımın altından belleğimi çekmekteydi - belleğim artık ıssızlıkta hareketsiz, aniden alıklaşmış halde, öylece duruyordu. Bu Belleksizlik duvarı ardında neler bırakmıştım acaba?
Sayfa 99
Artık Ben de kukla tiyatrosunda çırpınan bir kuklayım, porselen kafam bir sağa bir sola dönüyor, ellerim bir yukarı kalkıyor bir aşağı iniyor; neşeliyim, oynuyorum, her şeyi biliyorum bir tek şu hariç: İplerim kimin elinde? Az ileride çöp kutusunun karaltısı, ağzından iki küçük bacak ve bacaklara geçirilmiş balo kıyafetinin tülleri sarkmış...
Sayfa 75
Kukla tiyatrosu nasıldır, bilir misin? Kuklalardan biri yırtılırsa bir diğeriyle değiştirilir, ama tiyatro devam eder, müzik kesilmez, izleyiciler sevinçle alkışlar, çok ilginçtir. İzleyici, hiç yırtılmış kuklayı nereye attılar diye endişelenir mi, hiç onu çöp kutusuna dek izler mi? Hayır, oyunu izlemeyi sürdürür ve eğlencesine bakar. İşte her şey Bana da böyle eğlenceli gelmişti, davulların davetkâr biçimde çalınışı, kuklaların attıkları matrak taklalar, yaptıkları maskaralıklar, bu ölümsüz oyun öyle hoşuma gitmişti ki, Ben de bizzat aktör olmak istemiştim... Ah, nereden bilecektim, bütün bunların oyun olmadığını, eğer kukla sensen o çöp kutusunun bu kadar korkunç olduğunu; kuklaların yırtıklarından kan sızdığını...
Sayfa 74
Bugünlerde derin inzivadayım. İnsan oluşum Beni sarsmaya başlıyor. İnsanlık duvarının õte yanında bıraktıklarımın anısı giderek Beni terk ediyor. Geçen her dakika görüş gücüm azalıyor: Neredeyse sızdırmaz bir duvar bu; ardında birtakım cılız gölgeler bazen hareket ediyor, ama Ben artık onların hatlarını ayırt edemiyorum. İşitme gücüm her saniye daha da köreliyor: Yeraltında cirit atan farelerin koklayışlarını duyuyorum, ama başımın tepesinde gürleyen göğe sağırım.
Sayfa 73