Kemal Sunal'a teklif ettiğimde, hayır dedi. Oynamak istemedi. Öyküde iki kardeş vardı çünkü, birinin kendisinden rol çalacağını düşünmüştü. Ama ben bu filmi çekmek istiyordum, hikâye çok sevimliydi. Bir gün Kemal'le birlikte Yataklı Vagon'la Ankara'ya gidiyorduk. Doğal olarak aynı kompartmanı paylaşmıştık. Konuşurken birden kafamda bir şimşek çaktı. Iki kardeş rolünü de sana oynatacağım dedim Kemal'e. Nasıl olur diye sorunca ikiz kardeş oynatacağım sizi dedim. O zaman kabul etti oynamayı.
Oysa biz, Tanya'yı sevmek zorundaydık; kendisini sevmemize izin vermesinden başka bir şey isteyemezdik ondan. Çünkü sevecek başka kimsemiz yoktu. Onu bulmuştuk ve seviyorduk işte.