Sanırım insan olarak en büyük çelişkimiz bu; geçmişe ölesiye özlem duyuyor ancak, bugünün nimetlerine müptela olmaktan da vazgeçemiyoruz. Ve bir o kadar da geleceği düşlüyoruz.
Kimse yaşadığı yerden memnun değil. Herkes bir diğerinin hayatına bakıp, kendisininkini daha kötü buluyor. Kendisininkinden daha kötüsünü ise herkes görmezden geliyor.
Tarihe yön veren olgu savaşlar, savaşlara yön verenler de ilkel dürtüler olmuş hep. İlk insanların açlık ve hayatta kalma dürtüsüyle başvurduğu şiddet, teknolojinin gelişmesiyle birlikte, devletlerin hayatta kalma dürtüsüne dönüşmüş. İnsanın insanı sömürdüğü zamanlar, toplumların toplumları sömürdüğü zamanlara evrilmiş.