Günay Gafur’dan yine heyecanlı, gizemli bir polisiye roman daha. Sadece polisiye demek yetmez içinde neler var neler. Bazen ürpereceğiniz, bazen şaşıracağınız, bazen ne oluyor şimdi diyeceğiniz, bazen de hüzünleneceğiniz ama ilk sayfasından son sayfasına merakla okuyacağınız bir kitap.
Kitabın ilk sayfalarından itibaren ana karakter Baba ile tanışıyoruz. Kendisi hapishanede lafı geçen, her dediği olan bir adam. Ceza kesiyor, ödül veriyor, yaralara merhem oluyor. Ve bir gün İmkansız Olasılıklar Koğuşuna cinayetten hüküm giymiş Yusuf, nam-ı diğer Kaşif geliyor ve olaylar başlıyor.
Baba ile birlikte Kaşif'in koğuş arkadaşları Profesör, Zargana, Saki, Cello, Sado ve Doktor'dur. Tabii bir de gardiyan Hayrettin var.
Baba birgün koğuşu Kaşif'e bırakarak ortadan kaybolur. Yusuf sözünü dinletebilmek için önce arakadaşlarının hikayelerini öğrenir. Sonrasında ise Baba'nın kim olduğunu ve nasıl her şeye gücünün yetebildiğini çözmeye karar verir. Gardiyan Hayrettin'den edindiği bilgilerle arkadaşları Sado, Profesör ve Doktor'la birlikte maceradan maceraya koşmaya başlar. Kuantum fiziği, dolanık atomlar, paralel evrenler, düşdünya, çoklu evren teorileri, vampirler, cinayetlerle aklın sınırlarını zorlayacak, okurken merak içinde bırakacak bir maceraya dalar.
Gizemin ve merakın dinmediği, sonu ile ters köşe olacağınız Baba ile mutlaka tanışın.