Özgürlük, hüsranı hafiflettiği gibi aynı oranda ağırlaştırır da. Tercih özgürlüğü, başarısızlığın tüm suçunu bireyin omuzlarına yükler. Ve özgürlük birçok işe teşebbüs etme cesareti sağlayacağından başarısızlığı ve hüsranı kaçınılmaz olarak çoğaltacaktır. Diğer yandan eylem, hareket ve protesto gibi geçiştiriciler sağlamak suretiyle özgürlük, hüsranı hafifletir.
Bir insan kendisine başarı sağlayacak yeteneğe sahip değilse, özgürlük onun için sıkıcı bir yüktür. Beceriksiz olan kişi için tercih özgürlüğünün nasıl bir faydası olabilir? Bir kitle hareketine kişisel sorumluluktan kaçmak için veya ateşli, genç bir Nazi'nin dediği gibi "özgürlükten kurtulmak için” katılırız. Sıradan Nazi askerlerinin yaptıkları bütün kötülüklere rağmen kendilerinin suçsuz olduklarını iddia etmeleri, katıksız bir ikiyüzlülük değildi. Emirlere itaat ettikleri için kendilerinin sorumlu tutulmaları karşısında kendilerini kandırılmış, iftiraya uğramış hissetmişlerdi. Nazi hareketine sorumluluktan kurtulmak için katılmamışlar mıydı?
Gözden çıkarılmışlar ve itilmişler, çok kere bir ulusun geleceğinin ham maddesini oluştururlar. İnşaatçının beğenmeyerek kenara ittiği taş, yeni bir dünyanın köşe taşı haline gelir. Ayaktakımı ve hoşnutsuzları olmayan bir ulus intizamlı, düzgün, sakin ve hoştur; fakat doğacak yeniliklerin tohumundan yoksundurlar belki de. Avrupa ülkelerindeki istenmeyenlerin bir okyanusu aşarak yeni bir kıtada, yeni bir dünya kurmaları tarihin bir ironisi değildir. Bunu ancak onlar yapabilirdi.
Birçok şeye sahip olduğumuz halde daha fazlasını istediğimiz zamanki hüsranımız, hiçbir şeye sahip olmayıp bazı şeyler istediğimiz zamanki hüsranımızdan daha büyüktür.
Bu kitabı önemli kılan şey içinde bulunduğumuz çıkmazı bir şekilde açıklıyor olmasıdır...
Herkese keyifli okumalar..