Devrimciler; devrimci olduklarından susarlardı; öbürleri ise -çevrelerinde herkes devrimci diye kendilerini devrimci sanmış olup da, birden ölümle burun buruna gelince aslında yaşamaktan, ama nasıl olursa olsun yaşamaktan başka hiçbir şeye önem vermediklerini fark edenler- susmak tutuklunun yapacağı en akıllıca şeydir diye susarlar. Başı belada böcekler başlarını kurtarmak için yaprağa dala benzetmezler mi kendilerini?
Dinle birader; Göreni olmadı mı kahraman'da yok, adamın kafasına yalnızlık dank edince anlıyor bunu. Hani derler ya körlerin ayrı bir dünyası vardır diye, yalnızların da öyle namussuzum. Yalnız kaldın mı birden fark ediyorsun kafandaki kendi benliğini. Öteki dünyaya ilişkin bir fikir olduğunu, artık terkettiğin dünyaya... Bu dünyada bir şey sanabilirsin kendini, san sanabildiğin kadar... Ya aslında kendini başkası sanan deliden farkın yok. Bukunin itiraflarını hatırlıyor musun hani? Tamam birbirinden kesinlikle ayrı bu iki dünya, aralarında ne bağlantı ne bir şey, birinde insanlar şarkı söyleyerek, dişlerini sıkarak ne bileyim canları nasıl çekerse öyle omuz omuza bir güzel ölüyorlar, ötekinde ise birader, bu manastırla içindekiler...