Ölüm, sadece bir pencere. Olduğundan başka gösteriyor seni. Aç pencereyi, bak. Korkma. Hayat aşağıda. Düşünce kavuşuyorsun sevdiklerine. Bana ismimle seslenme, başka bir şey de. Mesela... Neyse ne. Aşağı indiğinde söylerim ismini. Sen sen ol, pencereye bakıp sakın üzülme. Bırak gitsin kendini boşluğa. Belki uçarsın. Kuşlar gibi. Düşünsene. Kuşlar gibi olabilirsin. Belki ...
"Duvarların dili olsa da konuşsa dediğimiz o evlerde, aslında duvarlar her gün çığlık atıyor. Bu roman, o duvarları yıkmaya niyetli bir kalemden çıkmış; sert, sarsıcı ama bir o kadar da gerçek."