songül çkr

“Şimdi bütün bunların gölge olduğuna, beni inandırsana.”
Reklam
Kimdi bunlar? Rum mu? Türk mü? Ermeni mi? Yo, iyilik gibi kötülüğün de dili ,dini, ırkı, milliyeti yoktu. Daima siyahlar giyen tekinsiz adamlardı bunlar, hepsinin kılık kıyafeti birbirine benzerdi ve coğrafya nasıl dayatırsa öyle giyinirlerdi.
“Rabbim” dedi. “Ben Musa değilim ama şu peşimize düşenler varya, onlar firavun. Şu Harşit’i kızıl deniz edip önümüzde ikiye ayırsana.”
“Ey sıkıntı şiddetlen, nasılsa geçiceksin.” Bir sıkıntının geçeceğine duyulan güven, ona dayanmanın yek çaresiydi.
Nice yıldır Bakü’de petrol çıkıyordu. Çıkmaz olaydı. Ya da çıktı, işleyenin elinde kalaydı. İçi acıyla burkuldu. Kafkasya’nın en yalnız ülkesiydi Azerbaycan. Yarısı İran’da kalmış yarısı Rusya’nın payına düşmüştü. Dayanacağı, Osmanlı’dan başka dağ yoktu lâkin o da nicedir devriliyordu.
Reklam