Çünkü derslerdeki tek amacım not almaktı. Hâlbuki notun dışarıda hiçbir faydasının olmadığını gördüm. Dışarıda sadece bir tek gerçek şey vardı: Bilmek. Eğer bir şeyi öğrenmişseniz, biliyorsanız yapıyordunuz.
Tüm okul sürecine bir not ve diploma olarak bakanları görünce, bu bilinçsizliğe isyan ediyorum. Bu öğrenciler zannediyorlar ki, hayat bir güzellik yarışması; diploma denen kağıt parçasına sarılıp podyumda salınacaklar.
Bir bilgeye sormuşlar: ‘Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz? ‘Terzimi severim,’ diye cevap vermiş. Soruyu soranlar şaşırmışlar:
‘Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor? O da nereden çıktı? Neden terzi?’ Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş: ‘Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler.’
“Herkes yanlışın nedenini, başarısızlığın nedenini başkalarında arıyor. Kimse, başına ne geldiyse aslında kendi yüzünden geldiğini anlamıyor, kendi suçunu, yanlışını kabul edip düzeltmiyor.”