mfd

'’ Başkaya bu mevzuyla ilgili olarak Serge Latouche'den şunları nakleder: " Daha yalın bir anlatımla, artık kendisinin görecek gözü, kendisinin dile getirecek sözü, iş görecek kolu kalmamış yaralı toplum. Otekinin bakışını benimser, ötekinin sözüyle konuşur, ötekinin kollarıyla iş görür."
Sayfa 191·Kitabı okudu
Reklam
F. Başkaya’nın tespitiyle: "Kimliksizleşmiş bir insan toplumu kendi gerçekliğini “kendi gözüyle" görme yeteneğini kaybeder. Bir zatiyet, bir özne olmaktan çıkar. Bu koşullarda 'başkasının’, dışarının bakışını içselleştirmek kaçınılmaz hale gelir. Bu yüzden ekonomik yıkımdan daha önemli olan kültürel kimliğin tahribi veya kaybedilmesidir.
Sayfa 191·Kitabı okudu
"Herhalde sözünü ettiğimiz bu süreçte en talihsiz konumda olanlar, Üçüncü Dünya'nın ekseri “aydın" denilen diplomalıları, Batı tipi eğitimle beyinleri dağlanmış mektepliler taifesidir. Avrupa-merkezci ideolojiyi en çok içselleştiren bu kesim bir bakıma sömürgeci-emperyalist Batı'nın Üçüncü Dünya'daki ‘orga- nik aydınlarıdır.' O kadar ki kendi geçmişlerini, kendi toplumlarını mahkûm etmekte Batılı efendilerini fersah fersah geride bırakırlar." Buna 'misyonerliğin içselleşmesi' de diyebilirsiniz. Kendi kendini ʻaydın' ilan eden bu taife, "ait olduğu" toplumu ne kadar çok suçlar, mahkûm eder, aşığalarsa, o kadar "yetkin" aydın, yazar, sanatçı, bilim adamı, vb. sayılır.’
Sayfa 186·Kitabı okudu
İslâm söz konusu olunca hiçbir değer, hiçbir kutsal saldırganlıkların hedefi olmaktan kurtulamaz. Bize ait ne varsa ayaklar altına alınır, nesiller İslâm'dan soğutulur sonraki adımlarda ise bu soğukluk ve uzaklaşma düşmanlığa dönüştürülür. Bu suretle önce Müslüman ülkeler, laik-anti laik, ilerici- gerici, modernist-gelenekçi vb. ayrımlarla birbirlerine düşürülür; birbirlerini yok etmek için enerjileri tüketilir, ülkelerinde yürürlükte olan Batılı eğitim sisteminden kendisini kurtarabilmiş kimseler kalmışsa, onların hesaplarını da Batılıların bizzat kendileri kapatır
Sayfa 177·Kitabı okudu
Kısakürek önce bir uyarıda bulunur, sonra Müslüman nesilleri bekleyen tehlikeyi haber verir: "Hiçbir kaptan haritadan, hiçbir şoför kilometre işaretinden, hiçbir doktor röntgen camindan şüphe edemez. Fakat sen. Tanzimat'tan bu yana önüne sürülen bilgi ve hakikat unsurlarından şüphe edebilirsin!. İlimde bile dolandırıldın? Bunu düşün!
Sayfa 176·Kitabı okudu
Reklam