Fatih Akpınar

Fatih Akpınar
@Solaservus
İnsan zamanın içinde eriyor, tıpkı suya bırakılmış bir damla mürekkep gibi. Acılar, sevinçler, pişmanlıklar birbirine karışıyor. Dün ağladığın şeye bugün gülümseyebiliyorsun, çünkü araya zaman girmiştir. Zaman, insanın en sadık dostu ve en sinsi düşmanıdır. Her şeyi alır senden ama karşılığında bir dinginlik verir. Bu yüzden belki de hiçbir şey kalıcı değildir; çünkü kalıcılık, insana dayanılmaz gelirdi. Hayat, geçiciliğin içinde anlam bulur. Her şey geçer, ama geçerken seni de değiştirir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tam her şey yoluna girdi derken, bir bakıyorum yolda bile değilmişim. Üstelik, hiçbir zaman tamam edememişim hiçbir şeyi. Yorulmuşum, adım atacak mecalim kalmamış. Yoldayım ama yanlış istikamette. Sahiden iyi gidiyor diye düşündüğüm her şeyi, ellerimle ziyan etmişim. Ömrümü de... Suçlu arıyorum, sebep arıyorum yok. Bana benden daha büyük düşman hiç olmamış. Tutunduğumu zannettiğim her dal, emaneten bana tutunmuş. Sarıldığım her el, sırtımda dermansız bir yara ile beni benimle bırakmış. Herkes gitmiş,ben kalmışım.
Bir gün, içimdeki her şeyin anlamını kaybettiğini fark ettim. Ne yazmak, ne susmak, ne sevilmek beni kurtarabiliyordu. İnsan bazen yaşamakla ölmek arasında değil, sadece beklemekle beklememek arasında sıkışıyor. Beklemek... en yavaş intihar biçimi. Ve ben her gün, biraz daha sessizce kendimden vazgeçiyorum.
Ömrün kısadır. Bu yüzden ne seni ilgilendirmeyen işlere takıl, ne de başkalarının övgüsünü kovalayarak vakit kaybet. Ömür düşündüğünden çok daha kısa. Yarın garanti değil, hatta bir sonraki saat bile elinde değil. Yine de insanlar çoğu zaman başkalarının ne düşündüğünü dert ederek, kendi yollarını yaşamayı erteler. Marcus Aurelius'un söylediği gibi: "Başkalarının düşünceleri senin yolunu çizmez." Birinin seni övmesi, ya da eleştirmesi, senin kim olduğunu değiştirmez. Ama sen kendi zihnini başkalarının yargılarına teslim edersen, ömrünü onların istediği gibi şekillendirirsin.İnsanın en büyük kaybı, başkasına yaranmak uğruna kendi hayatını boşa harcamasıdır. Başkalarının gözüne girmeye çalışırken kendi ruhunu kaybedersin. Bir gün dönüp baktığında, hayatının senin değil, onların eseri olduğunu görürsün. Bu yüzden kendine şu soruyu sormalısın: Bugün attığım adımlar, gerçekten bana mı ait; yoksa başkasının alkışı için mi atılıyor? Unutma: Hayatın kısa; ama kendi yolunu seçersen, bir ömre yüzyıllar sığdırabilirsin.
Ne zaman beni üzen bir şeyi dile getirsem tartışmanın sebebi ben oluyorum. Hiçbir zaman hissettiklerim için bir özür duymadım sadece verdiğim tepkiler için suçlandım.