Her iki kişinin de sinirli ve üzgün olduğunda konuşmanın bir anlamı yoktur çünkü orada dinleyecek kimse yoktur. Bu yüzden ilk eylemi duyguların yok olmasını beklemek olur.
Sınır koymaktan ve denemekten korktuğunuz yeri bulun. Cesur olun ve pratik yapın, pratik yapın, pratik yapın, kendinizi kapatmayın.
Aynı zamanda kendinize karşı nazik olmayı unutmayın Kendi hakikatinizi söylemeyi öğrenmek ömür boyu sürecek bir ilişkidir.
Gerçek iletişim, "Nazik olmalıyım ki başkalarının
duygularını incitmeyeyim gibi zihinden gelen hükümler içermez.
Başkalarının duygularını incitmemek için neden nazik olmalısınız?
Şu cümleleri kendi kendinize tekrarlayın:
Seninle konuşulmadığı sürece konuşma.
Yetişkinlerin yanında sessiz ol
Başkalarını üzecek bir şey söyleme
Bu kelimeleri kafanızdan söylediğinizde içinizde nasıl hissettiğinize dikkat edin. Birçoğumuz için çocuklukta öğrenilen dersler bize gerçek özgün sesimizi kapatmayı öğretir.
Gönderdiğiniz herhangi bir enerji önce kendi fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal varlığınızdan geçer. Bu yüzden yargılayıcı enerji gönderdiğinizde, kendinizi yargılamayı beslersiniz. Nefret gönderdiğinizde, o nefret duygusu herhangi bir yere gitmeden önce, tüm hücrelerinizi nefretle yıkamış olursunuz. Bunun tek sonucu, daha köklü kendinden nefret ve yargılamadır. Fakat sevgi gönderdiğinizde, o sevgiyi de deneyimlersiniz.